Üyelik Girişi
Site Haritası
Önerilen Siteler

E.H. 42. Hasib İsmi ve Yaşantısı


HASİB İSMİ ve YAŞANTISI

Muhasib. Kullarına yeten ve onları hesaba çeken. Herkesin yaptığı işlerin hesabını bilen. Ahirette onları hesaba çeken. Ceza ve mükafat veren ve kendisine tevekkül eden kullarına yeten, onlara yardım edendir. Cenab-ı Hak buyuruyor: "...Hesap görücü olarak Allah yeter." (Nisa/6), "...Şüphesiz, Allah her şeyin hesabını tam olarak yapandır." (Nisa/86), "...Ve O, hesap görenlerin en süratli olanıdır." (Enam/62), "... Allah, hesabı pek seri görendir." (Bakara/202)

İnsanların ahirette yaptıklarının karşılığını almak için bir hesap kontrolünden geçmeleri lazımdır. İşte bu hesapları noksansız yapacak olan Hz.Allah'tır. O'nun hesabı süratlidir. Bir anda bütün mahlukatın hesabını görecektir. İmanı kuvvetli olanın hesabı göz açıp yumuncaya kadar kolay olacak, imanı zayıf olanın hesabı ise çok sürecektir.

Bu ismin bir çok anlamı zikredilmiştir. Parçaları bütünüyle bilen, Hesap etmeden bilen Bütün üstün niteliklere sahip olan, Hiç bir eksiği ve kusuru olmayan, Kıyamet günü kullarını hesaba çekecek ve sorgulayacak olandır. O, kendi kereminden fazlasıyla verendir.

Her insan kendisini ağır hesaptan kurtarmak için çalışmalı, Allah'ın belirlediği sınırlara dikkat etmeli, ahiretteki hesabının hafif olması için daha bu dünyada iken kendisini hesaba çekip yanlışlarını düzeltmelidir.

El-Hasib, övgünün manalarına mahsus olan kapsamlı ve mutlak bir şerefle öne çıkandır. Bu isim ilahlık sıfatlarının isimlerindendir. Bu ismin sıfatı ise hasebtir. Haseb, yüce bir şeref ve yüksek bir yetkinlik ile Hakk’ın zuhuru demek olan ilahi bir tecellidir. Bu tecelli uluhiyet ve rububiyyet itibariyle değil Hakk’ın Zatının, Zatı için olan iktizalarından kaynaklanır. Hatta bu, kendisi bizzat bu halde olanın Zati şerefidir. El-Hasib, yeterli olan demektir. El-Hasib, nimetin kendisinden olduğunu göstermek için yarattıklarına nimetlerini sayan demektir. Ayrıca o, kulunun nefeslerini sayar ve ihsanıyla kulunun üzüntüsünü giderir. Bu isim ve bu ismin hükmü, ilim ve cehalet arasında bir berzahtır. Bu berzah ilim derecesine ulaşamamış zan ve tahmin mertebesidir. Bu nedenle Hakk perdeli kimseleri “Onlar güzel işler yaptıklarını zannederler/hasebe” (Kehf/104) ayetiyle nitelemiştir.

Bu ismin hükümlerinden biriside, sayılanların mertebelerinin, vücud mertebelerinde adedin ortaya çıkmasını sağlamasıdır. Hakk’ın birliğinde çokluğu, çokluğunda birliği görebilmede bu ismin şumulündedir. Çokluğun BİR sayısının tekrarı olduğu aşikar olur. Böylece BİR ve AHAD olanın hakikati zuhur eder. Mutlak Tevhid idrakide bu yoldan oluşur. Şirkten arınmada vahdette kesret ve kesrette vahdet idraki sonucunda gelişen nefs tezkiyesidir.

“Sayılı günlerde Allah’ı zikredin (tekbir alın)”  (Bakara/203)

Meclislerdeki sözler emanettir. (H.Ş.)

Cennet cömertler yurdudur. (H.Ş.)

Oruç sabrın yarısıdır. (H.Ş.)






önceki sayfa               sonraki sayfa

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam108
Toplam Ziyaret710532
Hava Durumu
Saat
Takvim