Üyelik Girişi
Site Haritası
Önerilen Siteler

C.D.27. Hak İle Kulun Hüviyet Beraberliği



HAK İLE KULUN HÜVİYET BERABERLİĞİ



“Nerede olursanız O sizinle beraberdir”
(Hadid/4)

“O her şeyi ihata edendir” (Fussilet/54)

“Allah’ın gördüğünü bilmez mi” (Alak/14)

“Ayağa kalktığında seni gören O’dur” (Şuara/218)

“Biz ona şah damarından yakınız” (Kaf/16)

“Biz ona sizden yakınız, fakat siz görmezsiniz” (Vakia/85)

Allah’la hüviyet beraberliği içinde olduğunu bilme, bilme bilincine ulaşma bir şeyin olduğu hakkında özet ve kesin bilgidir. Hissedilen şey, Allah’ı bilmek şuuru ve hissetmektir. Yoksa bilincine varılan şeyin mahiyetini bilmek değildir. Allah’ın bizi bilmesi ise böyle değildir. Kul manasını hangi anlama çevirirse çevirsin, Hakk çevirende, çevrilende ve çevirme fikrindedir. Sen ise ancak O’nunlasın. O’nunla hüviyet beraberliği içindesin. Seninle iken O’nu yitirmiş değilsin. Doğru bilginin tanımı budur.

Ey müminler hepiniz Allah’a dönün” (Nur/31) ayeti her mümini bu idrake davet etmektedir. “Bir nur arayın” (Hadid/13) emrinden de murad budur. Sizi var edeni ve sizinle birlikte olanı bilin. Nefsinizi ve rabbınızı bilin buyurulmaktadır. Allah ile Allah’a dönün denilmektedir. “Attığın da sen atmadın Allah attı” (Enfal/17) ayetinin sırrına ulaşmamız istenmektedir. Böyle bir “hüviyet beraberliği” idraki kişiyi hem korkuya hemde reca ve ümite sevkeder. Dengeli ve şeriata göre yaşama kişiyi sevkeder. İlahi emirleri ve Rabbani hakikatin genişliğini gören kişide belirli bir hal sürekli olmaz. Çünkü “O her an bir tecellidedir” (Rahman/29). Her tecellide kulla beraberlik içindedir. Bu nedenle ayette şöyle buyurulmuştur: “Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir” (Bakara/74). Bu halde ne yaparsın yap O bilir ve her iş O’na döner. “Bütün iş O’na döner” (Hud/123). Bu ise şeriat hükümlerini ve ahiret hükümlerini açığa çıkartır. Kişiyi yaptıklarından mesul konumuna getirir.

“Hüviyet beraberliği” idraki her an, her durum ve halde O’nunla olduğunu bilmektir. Bu nedenle hadiste “İman nerede olursan ol Allah’ın seninle olduğunu bilmendir” diye tarif edilmiştir. Başta verilen ayetler ise Kur’andan delillerdir. O, ilahi hüviyetini zahir, batın, evvel, ahir olarak tanımlayarak her şeyi kapsadığını ve bildiğini ve her şeyle birlikte olduğunu ifade etmiştir.

“O (ilahi hüviyetiyle) evveldir, ahirdir, zahirdir, batındır ve O (ilahi hüviyetiyle) her şeyi bilicidir” (Hadid/3) buyurmuş “Nerede olursanız O (ilahi hüviyetiyle) sizinle beraberdir” (Hadid/4) olarak belirtmiştir.

Hüviyet beraberliği olabilmesi için aynı hakikat birliği gereklidir. İşte senin “izafi hüviyet” in “ilahi hüviyetin” aynısıdır. Nefsi natıkan senin izafi hüviyetini temsil eder. Nefsi natıkanın hakikati ise Allah’ın Nurundan ve kur’anın sırrındandır. Zati Nefsi hem Zati Sıfatlarını hem subuti sıfatlarını hem de ilahi isimleri bünyesinde taşır. Ancak bütün bunları taşıyabileceği, yansıtabileceği ve gösterebileceği ve açığa çıkarabildiği ölçüde taşır. Bu nedenle sen “ilahi hüviyetin” “kayıtlı”, sınırlanmış” ve “izafi” bir temsilcisisin Zati Nefisteki sıfat ve isimleri tafsile, fiile çıkarabildiğin ölçüde O’nu temsil edensin. Hakk ise hüviyetini Kur’an ile açmıştır. Senin nefsinde, sırrında Kur’an ile dürülüdür. Sen Kur’anı nefsinde yaşadığın ölçüde O’nun mazharısın. Sıfatlarının ve isimlerinin tecelligahısın. Zatı ise “Batın” dan bu tecellileri yapandır. Hüviyet beraberliği ve hüviyet tevhidi bu bilgiyi içerir. Nefsinde tecelli edenin “O” (hüve) olduğunu idrak edersen, her an, her yerde Hakkın seninle ve alemdeki her mevcudla beraber olduğunu anlarsın. Hüviyet beraberliği ve tevhidi insanı Hakk’ın içinden ve dışından sarması ve insanı her haliyle ezeli-ebedi olarak bilmesi demektir. Zira insan varlığını (vücud) tamamen Allah’ın tecellileri ile devam ettirmektedir. Nefsindeki tecellilerinin kesilmesi ve tecellinin ahiret boyutunda devamı insanın ölümü tadmasıdır. Tecelli kabir ve ahiret boyutunda devam eder. Yani hüviyet beraberliği ahiret boyutunda da devam eder. Hüviyet beraberliği hem dünyada hem ahirette her insanın “nefs mertebesi” düzeyinden olan bir beraberliktir. Bu nedenle cennet 8, cehennem yedi tabakadır. Herkes “hüviyet beraberliği”ni yaşadığı oran ve zaman kadar ve bunun farkındalığının getirdiği yükümlülükleri yerine getirdiği kadar Allah tarafından seçilir ve sevilir. Buna götüren yol ise uluhiyet ve hüviyet tevhidi eğitimidir. “Tasavvufta tevhid ve nefsi irfan yolu” eserimizin birinci bölümü uluhiyet tevhidini ikinci bölümü ise hüviyet tevhidi eğitimini açıklar. Eğitim ve irfan bu hakikati yaşamaktır. Hu sırrı bunu açıklar.

 


önceki sayfa               sonraki sayfa

içindekiler







Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam177
Toplam Ziyaret446167
Hava Durumu
Saat
Takvim