Üyelik Girişi
Site Haritası
Önerilen Siteler

E.H. 55. Kavi İsmi ve Yaşantısı



KAVİ İSİM ve YAŞANTISI


Her şeye gücü yeten. Kayıtsız şartsız her şeye kadir. Cenab-ı Hak buyuruyor: "... Doğrusu O, kuvvetlidir; azabı da pek çetindir." (Mümin/22), "Allah güçlüdür. O'nun cezası şiddetlidir" (Enfal/52).

Cenab-ı Hak kuvvetli ve kudretlidir. O'nun kuvvetine hiçbir kuvvet karşı gelemez; kudretine hiçbir güç dayanamaz. Herşey O'na kolay gelir; hiçbir şey O'na güç gelmez. Kuvvet ve kudret O'ndadır. O'nun kuvvetine sığınmak boynumuzun borcudur.

Tarih boyunca Allah çeşitli kavimlere elçiler göndermiş, onlar vasıtasıyla insanlara kendi isteklerini bildirmiştir. Gönderilen elçiler de tek ilahın Allah olduğunu, yalnızca Allah'tan korkup sakınmak ve O'nun emirlerini yerine getirmek gerektiğini kavimlerine tebliğ etmişlerdir. Ancak bildirildiği üzere, kavimlerin çoğu inkara sapmış, elçileri yalanlamış ve Allah'ın azabını hak etmiştir. Her dönemde Allah'ın gönderdiği elçileri inkar eden, onlara mümkün olduğu kadar zorluk çıkaran, sıkıntı vermeye çalışan inkarcılar, Allah'ın azabını görünceye kadar bu tutumlarından vazgeçmemişlerdir. Bu önemli gerçeği kavrayamayan inkarcılar, asla erişemeyecekleri bir büyüklük hevesi içerisinde olmuşlardır. Allah'ın dilediğinde tek bir fırtınayla tüm mallarını yok edebileceğini, şiddetli bir yağmurla ekinlerini helak edebileceğini, bir mikropla tüm yakınlarını öldürebileceğini ve daha bunun gibi ellerindeki gücü, serveti yok edebilecek sayısız sebebi göz ardı etmişlerdir. Sonuç olarak yeryüzünde de, ölümden sonra ahirette de Allah'ın azabı ile yüz yüze gelmişlerdir.

Allah'ın güç ve kuvvetini bilen, kendi güç ve kuvvetiyle övünmeyi terk eder, Yüce güç sahibine yönelir. Bu isim kişiye, Allah'ın heybet ve ihtişamını, yüceliğini bilmeyi ve gücüne dayanmayı öğretir. 

El-Kavi, tecellisinin yükünü alemin üzerinden alandır. Aksi halde zuhurunun şiddetinden dolayı kesinlikle bütün alem yokolurdu. O, kendi zuhuruna tahammül edebilir. Bu yüzden asli hüviyetiyle kendisi için zuhur etmiştir. bu zuhura kendisinden başka kimse katlanamaz. Bu isim sıfatların isimlerindendir. Bu ismin sıfatı kuvvettir. Kuvvet ilahi bir tecellidir ki, Hakk bu tecelli ile mümkün varlıkların hakikatlerini bulundukları mertebede değişimden, dönüşümden ve yok olmaktan muhafaza eder. Bu kuvvet maddeye gizlenmiş olan ilahi kuvvetle zuhur eder. Bu nedenle her fiil işleyen ancak Allah’ın kuvvet ve kudreti ile fiili işler. Nitekim “Güç ve kuvvet ancak Allah iledir” sözüyle buna işaretedilmiştir (la havle vela kuvvete illa billah).

İlahi kuvvet bir şeyde o şeyin kabiliyeti miktarınca zuhur eder. İhsanda da miktarınca zuhur eder. İnsan Allah’ın nüshasıdır. Hakk suretiyle halk edilmiştir. bu yüzden ilahi kuvvet insanda insanın kendisinden kopyalandığı bu nüsha üzere zuhur eder. Bu insan kendi nefsini uluhetle bildiğinde gerçekleşir. O zaman kul Allah ismi ile müsemma olur. Eğer nefsini tezkiye etmez ise nefsini hayvaniyet ile bilirse o zaman ilahi kuvvet hayvaniyet ve emmare kabiliyetinin payına düşen miktar üzere zuhur eder.

Hakk’ın işitmesi, görmesi, lisanı ve uzuvları olan nefsini tezkiye eden bir kuldan ise ilahi kuvvet Hakk surette zuhur eder. Efendimizin “Beni gören Hakk’ı görür” ifadesi bu hakikati açan bir ifadedir.

El-Kavi, kadir demektir. El-Kavi, sahip olduğu izzet ve zıtları birleştirmek gücüyle güçlü olandır.

Bu ismin eserlerinin hakikati sadece cami bir kul üzerinde zuhur eder. Söz konusu kul insan-ı kamildir. Bu nedenle Adem yaratılmadan önce “Güç ve kuvvet Allah iledir” ifadesi işitilmemiştir. İlahi sıfatlardan ve isimlerden hiçbiri kalmamıştır. Adem’İn varisleri olan kamillerin varlık aynalarında zuhur etmiş olmasın. “Adem’i kendi suretimde yarattım” kudsi hadisi bu sırrı ifade eder. Allah bu nedenle kuvveti kuluyla kendi arasında taksim etmiştir. Her şeye bu ilahi kuvvet sirayet etmiştir. paylaşılmış bir kuvvet söz konusudur. İşte bu Hakk’ın kudsi hadisdeki “Ben namazı Benim ile kulum arasında taksim ettim” ifadesindeki sırdır. Çünkü namaz ancak kabul ve iktidar ile tamamlanır. Buda “kuluma istediği veirlecektir” ifadesinde Hakk’ın ilahi kuvveti olarak yerini alır.

Diğer isimleride bununla kıyasla “billahi”,gibi “bi ismi nur ”, “bismi kavi vb” isim ve sıfatlar Allah ile varlıklarını devam ettirir. İsim Zatın bi vechi-yüzü ve O’nun aynıdır. Bu hakikat bilinirse isim ve sıfatların gerçek hüviyetleri ile zuhuru için, kul nefs tezkiyesi için son derece gayretli olması gerekir.  

“Allah, tek olarak anıldığı zikredildiği zaman, Âhirete inanmayanların kalpleri ürker Ama O’ndan başka (ilâh)ları anıldığı zaman hemen sevinirler”  (Zümer/45)

Üç şey vardır ki, ciddisi de ciddi, şakası da ciddidir. Bunlar; nikah, talak (boşama) ve yemindir. (H.Ş.)

Muhakkak “ben alimim” diyen kimse cahildir. “Muhakkak ben cahilim” diyen kimse cahildir. “Muhakkak ben cennetteyim” diyen kimse cehennemdedir. “Muhakkkak ben cehennemdeyim” diyen kimse cehennemdedir. (H.Ş.)

Kim sıkıntı anında Ayetü’l-Kürsi ve Bakara suresinin son iki ayetini (Amene’r-rasulü…) okursa Allahu Teala ona sıkıntısında yardım eder. (H.Ş.)



önceki sayfa               sonraki sayfa

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam145
Toplam Ziyaret540138
Hava Durumu
Saat
Takvim