Üyelik Girişi
Site Haritası
Önerilen Siteler

E.H. 40. Hafiz İsmi ve Yaşantısı



HAFİZ İSMİ ve YAŞANTISI

Koruyucu ve muhafaza edici. Cenab-ı Hak buyuruyor: "Ve itaatten çıkmış her azgın şeytandan koruduk;" (Saffat/7). "...Senin Rabbin, herşeyin üzerinde gözetici-koruyucudur." (Sebe/21). "O'nun (insanın) önünden ve arkasından izleyenleri vardır, onu Allah'ın emriyle gözetip-korumaktadırlar." (Ra'd/11).

"El-Hafiz" ismi Kur'an-ı Kerim'in 6 yerinde geçmektedir. Melekler insanları Allah'ın emri ile korumaktadırlar. Bunun yanında işlediklerinide kaydetmekte, böylece korumaya almaktadırlar. Allah, dostlarını günah işlemekten ve şeytanın tuzaklarına düşmekten korur.

Allah, sıkıntı zamanında seni şikayet etmekten koruyan, nimet zamanında da seni felaketlerden koruyandır.

Allah'ın bütün varlıkları koruması olmasaydı, varlığı mümkün olan hiçbir şeyin varlığı devam etmezdi. Allah, bütün varlıkları tekrar yokluğa dönmekten korumuştur.

En büyük koruma, kalpleri korumadır. Müslümanın dinini her türlü küfür, nifak, fitne, sınırsız arzu ve isteklerden ve türlü bi'd'atlerden koruması korumaların en büyüğüdür. Çünkü bu sayede müslüman, doğru yoldan ayrılıp başka yollara sapmaktan kurtulur.

Bu ismin manası ancak Allah'ın yüceliğini ve kainatı koruma gücünü uzun uzun düşünmekle bilinebilinir. Yoksa sadece lügattaki manasını düşünmekle değil.

Korumak iki yönden olur: Birincisi, varlıkların belli bir zamana kadar devamını sağlamak, muhafaza etmek ki, Allah gökler, yerler gibi fazla yaşayan varlıkların da, hayvan, bitiki ve insan gibi ömrü az olan varlıkların da hafızıdır.

Mesela, yerden biten otu bile muhafaza etmiştir. Onun özünü korumak için ona kabuk vermiştir. Bir kutu gibi onu, kabuğun içine saklamıştır. Yumuşak kalması için de ona rutubet bahşetmiştir. Yalın kabukla korunmayacak şeyi, ona diken vererek korumuştur.

İkincisi, birbirine zıt olan şeyleri birbirlerinin şerrinden korumak. Allah bunları, kâh eşit kuvvette kılmakta, kâh mağlup olan tarafın imdadına yetişmekle korumuştur. Bunu bir misal ile izah edelim: Mesela, hararet rutubeti yok eder, kurutur. Mağlup olduğu zaman, soğukluk (bürudet) ve rutubet zayıflamaya hatta yavaş yavaş yok olmaya başlar. Hararet ve kuruluk fazlaşır. Bunu önlemek için Allah başka bir cisimle o rutubetin imdadına yetişir. Ona bir susuzluk verir, su içme ihtiyacını duyar. Su içtiği gibi harareti bereraf edilmiş olur. Böylece vücutta gereken denge temin edilmiş olur.

El-Hafiz, varlık mertebelerini o mertebedeki zuhuruyla yok olmaktan koruyandır. Çünkü Hakk, varlık mertebelerinin hakikatleri ile bu mertebelerin en yücesinde ve en düşüğünde, en yetkininde ve en eksiğinde, övüneninde ve yenileninde, Hakk’a ait olanlarında ve halka ait olanlarında tecelli eder. Hakk böyle bu varlık mertebelerini onlarda bulunan kendi varlığı ile onları var etmesinden dolayı yok olmaktan ve yitip gitmekten men eder. Mertebelerin Rableri yok olduğunda ise mertebeler kaybolur. Bu isim ilahi fiillerin sıfatlarının isimlerinden birisidir. Bu ismin sıfatı hıfzdır. Hıfz, ilahi isimlerin ve sıfatların eserlerine ait ilahi himayeden ibarettir. Öyleki, bir ilahi isim veya sıfatın, diğerlerinin eserini izhar etmesine mani olmayacak şekilde gerçekleşir. Çünkü Allah’ın zıt isimleri vardır. Eğer onların bir kısmını diğer kısmından men etmese bir kısmının nuru diğer kısmının nurunu silerdi. Birbirine zıt olan isimler tamamen yok edilirdi. El-Hafız, ilahi isimlerden kendisinin zıddı olan ismin kendisine etki etmesine karşı, her bir isim ve sıfatı mutlak manada koruyandır. Şu halde rahmetin varlığından dolayı azap yok olmaz. Azabın varlığından dolayıda rahmet yok olmaz. Bu durum birbirinin zıddı olan diğer ilahi isim ve sıfatlar içinde böyledir.

El-Hafız, kulu için “tevfik”ini muhafaza eden, teyidiyle nimetlerini üzerine yayan kimse demektir. Bunun yanı sıra O, madumun yokluğunu, mevcudun varlığını muhafaza edendir. Hıfz, görmeyi gerektirir. Görmek ise korumayı gerektirir.

Kula düşen görev, kendi nefsini murakabe etmesi, nefsini zulmetten korumasıdır. Nefsin hakikati olan NUR ve KURAN SIRRINI asli halinde muhafaza etmesidir. Bu vasıflar kaybedilmişse, nefs tezkiyesi ve Kuran-sunnet yoluyla onu arındırmalı ve nefsi nur içinde bulana dek çabasını korumalıdır.

“Allah size nasıl hidayet ettiyse, Allah’ı öyle zikrediniz”  (Bakara/198)

İlmin afeti unutmaktır. (H.Ş.)

Temizlik imanın yarısıdır. (H.Ş.)

Oruç tutun, sıhhat bulun. (H.Ş.)




önceki sayfa               sonraki sayfa




Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam147
Toplam Ziyaret548474
Hava Durumu
Saat
Takvim