Üyelik Girişi
Site Haritası
Önerilen Siteler

E.H. 11. Cebbar İsmi Ve Yaşantısı

                                 CEBBAR İSMİ VE YAŞANTISI


Dilediğini cebir yoluyla yapan, kayıtsız şartsız herkese cebredecek güçte olan, hiç kimse tarafından kendisine cebir olunamayan Cenab-ı Hak buyuruyor: "O Allah ki, O'ndan başka İlah yoktur. Meliktir; Kuddûstur; Selam'dır; Mü'mindir; Müheymindir; Azizdir; Cebbardır; Mütekebbirdir.  Allah, (müşriklerin) şirk koştuklarından çok Yücedir." (Haşr/ 23) .

Hüküm sahibi Allah'tır. O ne derse olur, muradı yerine gelir. Bir hadis-i kudsisinde ""Ey kulum, sen murad edersin ben de ederim, Fakat senin muradın olmaz, benim muradım olur." buyurmuştur.

Allah Teâlâ birçok fiilde insana irade vermiş ve hür yaratmış olmakla beraber bütün isteklerini yerine getirmeye mecbur değildir. Dilerse, dilediği anda iradelerini yok eder. Nitekim bir hadiste "Allah Teâlâ kaza ve kaderini yerine getirmeyi istediği vakit, akıl sahiplerinin akıllarını gideriverir ki, kaza ve kaderi onlarda yerine gelsin. Emri yerine gelince de akıllarını onlara geri verir. Böylece de pişmanlık başlar." buyurulmuştur. Dilerse onların akıl ve iradelerini yok etmemekle beraber isteklerinin aksine kendi hüküm ve iradesini zorla üzerlerinde icra eder. Nitekim Allah'tan korkmayan, emirlerine karşı gelmek isteyen âsiler, azaba ve cezaya yanaşmak istemedikleri halde, vakti gelince cezalarını çekmeye mecbur olurlar. Hâsılı Allah Teâlâ'nın mutlak iradesi altında mağlub ve mecbur olmayacak hiçbir şey tasavvur olunamaz.

Ey Cebbar olan Allah'ım! Seni tanıyan birinin, herhangi bir iş için başkasından yardım dilemesine şaşarım. Seni tanıyan birinin, senden başka birisine yönelmesine şaşarım.

El-Cebbar, azameti ile kahredendir. Öyleki varlıklar O’na isteyere veya istemeyerek boyun eğerler. Denilmiştir ki; El-Cebbar takdirini icra eden ve yok olanın yok olmasından dolayı sorumlu olmayandır. Bu isimde bir sıfat ismidir. Bu ismin sıfatı ceberutiyettir. Ceberutiyyet, ilahi azametin, kahrın bir çeşidi olarak kendisinde zuhur ettiği ilahi tecellidir.

Cebbar, Kahhar ve Aziz gibi isimlerin gerçek hüviyetile insandaki tecellisi ancak fenadan sonra bekada gerçekleşir. Bunun yoluda “fakr” dan geçer. “Fakr iftiharımdır” diyen resul, bu yolda bize örnek olmuş ve bu celali sıfatların gerçek hüviyetleri ile zuhuruna mazhar olarak bu sıfatlarla tahakkuk etmiştir.

Fakr’dan sonra beka tecellisi ilim sıfatı ile donanma ile olur. Efendimiz bu hakikati “İlim ile hayy olan ebedeb ölmez” buyurarak tüm tecellilerin yaşanmasının temel kaynağının ilim olduğunu vurgulamıştır. Kişi nefs tezkiyesi ile ilim nuruyla kendi ilmi hakikatine ulaşarak tüm ilahi isim ve sıfatlara mazhar ve tecelligah olabilir.

“(Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır.” (Bakara/229)

“Kul namazı da terk etti mi, işte o zaman küfürle arasında hiçbir perde kalmamış demektir” (HŞ)

“Allah’ın rahmet ve inayet eli cemaat ile beraberdir” (HŞ)

“Biriniz kendi için sevdiği şeyi kardeşi için de sevmedikçe, tam iman etmiş sayılmaz” (HŞ)


önceki sayfa               sonraki sayfa






Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam175
Toplam Ziyaret485863
Hava Durumu
Saat
Takvim