Üyelik Girişi
Site Haritası
Önerilen Siteler

R. G. 70. Ellidokuzuncu Tecelli: Mücahede ve Müşahede

 70. ELLİDOKUZUNCU TECELLİ: MÜCAHEDE VE MÜŞAHEDE

Ve daha dedi ki;

-      Ya Gavs… Mücahede, müşahede denizlerinden bir denizdir ve balıklarıda vakıflardır. Müşahede denizine girmeyi irade edene, mücahede gerekir. Zira, mücahede müşahedenin tohumudur.

Mücahede iki aşamalıdır. Birincisi nefsi hakikati ile ve vasıfları ile bilmektir. İkincisi ise nefsi ve Hakk’ı tüm mertebelerde tevhid edebilmektir. İrfan yolu eğitimi tamamiyle mücahededen ibarettir. Zat ilmi deniz olup balıklar bu ilmin özellikleridir. Zat ilmine ulaşmak isteyenler mertebelerine riayet ederek ilimlerden faydalananlar ve o ilmi yaşayanlardır. Her mertebenin (irfan yolu) kendine görede bir idrak ve müşahedesi mevcuttur. Balıklar nasıl çeşit olarak çoksa, Allah’ın ilmi ve müşahedeside mertebeye göre çeşitlilik=arzetmektedir. Alemler NUR denizidir. “Allah yerin ve göklerin nurudur” (Nur/35) ayeti bu hakikati açıklar. Alemin içindeki her mevcuda bu nurdan ibarettir. Müşahede nefsindeki ve alemlerdeki bu Nur’un idrak edilmesi, görülmesi ve bu nurla yaşanmasıdır.   

Efendimiz bu nura ulaştığında “BİR NUR GÖRDÜM” buyurmuş ve “gözümün nuru namaz” diyerek bu nurun müşahede edilmesinin gerekliliğini vurgulamıştır. Mücahedenin sonucu bu nurun müşahedesidir. Ehline malumdur ki, bu NUR; “göz nuru”, “alın nuru”, “kalp nuru” ve “vücud nuru” olarak müşahede edilmektedir. İşte bu nefsi natıkandaki Allah’ın nurunun zuhura çıkıp müşahede edilmesinden ibarettir. Batından zahire nurun açılmasıdır. Zahirden batına yapılan mücahedeli irfan yolu eğitiminin sonucu bu nurun müşahedesidir. “Allah’ın nuru” ile yine “Allah’ın NURU” müşahede edilmektedir. Benlik aslı üzere nur olmuş, NUR olarak müşahede edilir olmuştur. Ehlullah bu hakikati “Nefsini bilir HU olursun; sıfatlarından kurtulur NUR olursun” diyerek açıklamışlardır. Nefsini bilen HU SIRRI’na ulaşır. O’nun hüviyetini temsil eder. Sıfatlarını Hakk’a teslim ederek NUR vasfını kazanır.

Bu nedenle irfan yolu eğitimi (ilim) yani mücahede tohum, müşahede ilmin rüyet edilmesidir. Nasılki bir tohum ekildiğinde, ondaki ilim ağaç-yaprak-dal-meyve olarak müşahede ediliyorsa insanın asli tohumu olan ayan-ı sabitesi ve nefsi natıkasındaki ilimler ve vasıflarda, mücahede sonrası müşahede edilir olmaktadır. Bu nedenle “Mücahede eden müşahede bulur” buyurulmuştur. İnsanın ilmi hakikatinin izdüşümü olan nefsi natıkası kalpte bulunan tohum hükmündedir. Nefs irfanı ve tevhid eğitimi ile, nefste dürülü olan KURAN ve NUR mücahedeler sonrası müşahede edilmektedir. Her irfan mertebesinde nefsin ve ilmin bir yüzü müşahede edilir. Bu müşahedenin zirvesi ise “Vahdeti Vücud Şuhudu” dur. Alemlerde O (Hu) müşahede edilir (HU SIRRI). Mücahede sonrası idrak ve müşahede ile ulaşılan sonuç bir cümle ile özetlenecek olursa TEK VÜCUD HÜVİYETİYLE ALLAH ALEMLERİN HER ZERRESİNDE ULUHİYETİNİ SERGİLEMEKTEDİR. “lâ ilahe illa hu” sırrı budur. Evvelde, ahirde, zahirde, batında ne varsa Hu (O) dur. Başkası yoktur. Mertebeleri vardır. İşte alemlerde tek vücud hüviyetiyle Hu sırrının görülmesi ve ALLAH ismiyle ULUHİYETİNİ SERGİLEMESİ müşahede edilir. Böylece abdlık ve rububiyet-uluhiyet bilinir. Hüviyet SIRRI’na erişilir. “Nefsi Hüviyet” Hakk’a ait görülerek, emanet sahibine teslim edilir. Bunun sonucunda Allah’a gerçek kulluk ve ibadet başlar. Bu sırrı müşahede eden Hz.Ali (kv) bu nedenle şöyle buyurmuştur: “Görmediğim Allah’a ibadet etmem”.

Mücahede, “nefsine arif ve Rabbine arif” olma yolu; müşahede ise arifibillah olarak alemlerde “billahi” sırrıyla Kur’an’ı yaşamak ve yaşatmaktır. Şu ayet bu hakikate ulaşmayı ifade etmektedir:

“İman eden, hicret eden ve Allah yolunda nefisleriyle mücahede edenler, derece itibariyle Allah indinde daha azimdirler. İşte kurtuluşa erenler bunlardır” (Tevbe/20).






önceki sayfa               sonraki sayfa

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam19
Toplam Ziyaret540765
Hava Durumu
Saat
Takvim