Üyelik Girişi
Site Haritası
Önerilen Siteler

Semiallahu Limen Hamideh

SEMİALLAHU LİMEN HAMİDEH

Bu kelamı söyleyerek namazdaki kişi Allah’ın hamd edişi işittiğini, bu hamdı Allah’la olduğu için işittiğini idrak eder. Bu nedenle namazda “Allah ile” oluş düzeyi çok önemlidir. İşitmeyi idrak edemeyen kişi ihsan mertebesinde olmaktadır. Zira ihsan mertebesi itibariyle “O, Allah’ı göremiyorsa da, Allah onu görmektedir”.

Yakîn olarak işiten ise “Ben size şah damarınızdan yakınım” (Kaf/16) ve “Nerede olursanız O sizinle beraberdir” (Hadid/4) ayetlerinin hükümleri içinde müşahedededir. “Allah Kendine hamd edeni işitti” ifadesi Rabbın ifadesidir. Allah’ın verdiği kuvvet ve kudret ile, Allah ile bu ifadeyi kulun ağzından ifade eder. Kul bu mertebede “Ben kulumu sevince işiten kulağı, söyleyen dili … olurum” ifadesiyle sevilen, Hakk’la miraçta olan kişi hükmündedir. Hakk kulun işiten kulağı ve söyleyen dilidir. Namazda Hakkla olunduğunun en güzel ifadesidir. Kul, kendisinde tecelli edenin Hakk olduğunun idrakiyle bu sözü söylemektedir. Nefse ulaştırdığı bilgi ise, bu hakikati idrak etmesi, Rabbını bilmesidir. Çünkü kul, Allah’ın tecellisi içinde O’nun diliyle, kalbiyle; zahiri ve batıni olarak O’na hamd etmiştir. Bu söz insanın varlığını ve Hakkın indindeki değerini ve yerini çok güzel ifade etmektedir. Kul, “Allahümme Rabbena lekel hamd” diyerek zatı, sıfatları ve isimleri ile tecelli eden Rabbiyle konuşur. “Hamd Rabbimiz Allah içindir, O’na aittir” diyerek hamdın gerçek sahibinin Allah olduğunu, kişinin bu tecelliler olmadan hamd konusunda aciz olduğunu Rabbine bildirir. Allah’ın Zat, sıfat ve isim tecellileri olmasa, kuldan hamd tecellisinin de çıkamayacağının idrakiyle Hakk’la konuşur. Aczini ve fakrını bilerek Allah’la Allah’a hamd etmektedir. Bu hamdın sahibine teslim edilişi ile hem tenzih, hem teşbih, hemde tevhid hükümleri gerçekleşir.

önceki sayfa               sonraki sayfa


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam176
Toplam Ziyaret488120
Hava Durumu
Saat
Takvim