Üyelik Girişi
Site Haritası
Önerilen Siteler

H.M.S. 28. Münafıklığın Hakikati

28. MÜNAFIKLIĞIN HAKİKATİ

Münafıklara şöyle hitap edilir: “Onlara yeryüzünde bozgunculuk yapmayınız denildiğinde derler ki: Biz sadece ıslah ediciyiz dikkat ediniz, onlar bozguncuların ta kendileridir, fakat farkında değillerdir” (Bakara/11-12).

Allah elestte tüm insanlığa yönelerek “Ben sizin Rabbınız değilmiyim?” buyurmuş, tüm insanlar “Evet Rabbımızsın” cevabını vermiş ve nefisleri buna şahit tutulmuştur. Allah böylece hepsine sahip olmuş, onlarda gönüllerinden Allah’a ve dinine yönelmişlerdir. Onlar sözle imanı kabul etmişlerdir. Münafıklar bu söze sadık olmayanlardır. Yeryüzü beden arzlarıdır. Bedenlerinde ve nefislerinde bu elest sözünü bozmuşlar ve kendi heva ve hevesleri doğrultusunda hareket etmişlerdir. Bu nedenle bozguncudurlar ve elestteki sözü hatırlamayıp itaat etmediklerinden bunun farkında da değillerdir. Münafıklara “insanların inandığı gibi sizde inanın” denildiğinde şöyle derler: “Akılsızların inandığı gibimi inanacağız. Dikkat ediniz, onlar akılsızların ta kendileridir, fakat bilmezler” (Bakara/13). Münafıklar başkalarının yoluna katıldğında, tanıkların menzillerinde durmaları için kendilerine çağrı gelmiştir. Onlarda bir mekanda şu hitabı işitmiştir. “İnsanlar gibi sizde iman ediniz”. Ardından Elestteki sözlerinden (ahit) perdelenmişlerdir. Davetçinin davetine (resul ve varisleri) riayet etmeyerek hem dünyada hem ahirette bu gerçekten perdelenmişlerdir. Bu durum kendilerini sağır yapmış, gözlerini köreltmiş, bilgisizlik karanlığına sürüklenerek şöyle demişlerdir: “Akılsızlar gibi iman mı edeceğiz”. Allah bilgisizlik karanlığı ve içinde bulundukları durumu şöyle bildirmiştir: “Dikkat ediniz. Onlar akılsızların ta kendisidir”. “Akıl kalpte Hakla batılı ayıran nurdur” buyuran Resul münafıklarda bu nurun olmadığını dolaylı olarak ifade etmektedir. Münafıklar, arzu ve hevesler kendilerine iliştiğinden ilahi hitabı duyma hazzından perdelendiklerinde, bayağı insanların ta kendileridir. Fakat “o nur” kendilerinde olmadığından bununda farkında değildirler.

Münafıklar “iman edenlerle karşılaştıklarında iman ettik derler. Şeytanlarıyla baş başa kaldıklarında ise sizinle beraberiz, onlarla alay ediyoruz derler”

İman bu noktada beş kısımdır: Taklit imanı, bilgi imanı, görme imanı, Hak imanı, hakikat imanı.

Taklit imanı, arama bilgi delil sahiplerine, görme müşahede sahiplerine, Hak imanı ariflere, hakikat imanı ise işin kaynağına vakıf olanlara aittir. Hakikatin hakikati ise – ki altıncı kısımdır – asaleten ve varis olarak gönderilmiş arifibillahlara aittir. Bu itibarla iman iddiasında bulunanların özelliği, bu beş iman grubundan birisiyle karşılaştıklarında “iman ettik” demektir. Buna göre kalp avama, kalbin sırrı delil sahiplerine, ruh müşahede sahiplerine, ruhun sırrı ariflere, sırrın sırrı ise vakıf olanlara aittir. En büyük sır (ahfa) ise kıskanılan ve gizlenenlere (Hakk’ın emirleri) aittir.

Münafıklar, imandan yüz çevirmiş ve İslam’a katılmıştır. Onların imanları hayali aşmamıştır. Böylelikle içlerinde putlar edinmiş, onları ilah mesabesine yerleştirmişlerdir. Gaflet kendilerine baskın gelip iman mahallinin iman mertebesinden soyutlanmasıyla Şeytanlarıyla baş başa kaldıklarında şöyle derler: “Biz sizinle beraberiz. Biz sadece alay etmekteyiz”. Bu nedenle azabı hak etmişlerdir. Birbirleriyle çelişir davranışlar sergiledikleri, başka bir ifadeyle aynı anda doğru ve yanlışı yaptıkları, yanlışı gizleyip doğruyu gösterdikleri ve doğruyu ifade edip yanlış yaptıkları için onlara “ikiyüzlü” denilmesi geçerli olmuştur.

Allah onların alaylarına cevap vermiş ve şöyle buyurmuştur: “Allah onlarla alay etmektedir”. Bu onların alaylarıdır. Kendi nefislerine dönmektedir. Hakikat imanını müşahede etmiş olsalardı, Allah’ın onlarla birlikte olduğunu ve her şeyi bilip gördüğünü bilirlerdi. Bilakis O’nun emirlerine uyarlardı. İmanları hakikate yönelik olmadığından, nefislerindeki karanlık nedeniyle hem kör, hem sağır hemde imansız olmuşlardır. İman edenlere alay ederekte azabı hak etmişlerdir. Nefisleri Hakk’ı kabul etmemiş iken, Hakk’ı taklit etmeye kalkarakta suç işlemişlerdir. Batılı Hakk’a döndürmek için çaba içine girmişlerdir.




önceki sayfa               sonraki sayfa

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam179
Toplam Ziyaret488123
Hava Durumu
Saat
Takvim