Üyelik Girişi
Site Haritası
Önerilen Siteler

H.M.S. 23. Putperest, Müşrik, Kafir Tanımları Ve Hakikati

23. PUTPEREST, MÜŞRİK, KAFİR TANIMLARI VE HAKİKATİ

Alem ve içindekiler ancak Allah karşısında yoksul ve hor-hakir olabilir. Bu durumda Allah’tan başkasının karşısında zelilleşen ve başkasına muhtaç olduğunu düşünen, ona bel bağlayan ve ona eğilen herkes putperesttir. Şirkin ta kendisidir. Muhtaç olunan ise put diye isimlendirilirken, muhtaç olan onu İLAH diye adlandırmış olur. Putların en görünmezi heva, arzu gücü iken en kesifi taştır. Putlar latiflik ve kesiflikte bu ikisinin arasında yer alır. Bu nedenle müşrikler, ilahlığında İLAH’ı birlemeye davet edildiklerinde şöyle demişlerdir: “BU tuhaf bir iştir” (Sad/5). Bu, peygamber kendilerini İLAH’ın BİR’liğine davet ettiğinde, onların çokluklarına inanan kafirlerin bir sözüdür. Kafirlerin sözü “TEK İLAH” ifadesiyle bitmiştir. İnsan İLAH’ın insanın belirlemesiyle olamıyacağını bilir. Bu nedenle “Yonttuklarınızamı ibadet ediyorsunuz?” (Saffat/95) ayetinde azarlama vardır. Aklın zorunlu hükmüne göre ilah etkiye konu olamaz. Heva ve arzularda bunun latif halidir. Putperestler şunu öğrenmelidir. İşler Allah’ın elindedir ve işlerdeki hüküm Allah’a aittir.

Akıllar kendi başlarına düşünemez, düşündükleri ve bildikleri şey nefs mertebelerine göre ancak Rablerinin kendilerine ilham ettiği şeylerdir. Nefs tezkiye olana kadar şirk kokusu düşüncelere bulaşabilir.

Bu menzil, gizlilik, örtme ve Allah’tan başka kendilerine ibadet edilen her şey ve herkeste ilahlığı kabul etme menzillerinden birisidir. Put olarak ilahlaştırılan şeyde Allah sınırlandırılmış ve kayıtlanmış olur. Halbuki Allah alemlerin Rabbidir. Putperest ilahlığı sınırlandırdığı için kafirdir. Zira Hakk’ı sadece o şeyde görmekte alemlerde görmemektedir. Küfrü batıl denilen şey budur ve Hakk’ı örtmek ve sınırlamaktır. Puta tapanda aslında o şeyde tecellide olan Hakk’a yönelmiştir. Ancak sınırlaması ve Hakk’ı örtmesi nedeniyle küfürdedir. “Rabbin sadece kendisine ibadet edilmesine hükmetti” (İsra/20) ayeti buna ışık tutar. Allah ise onların mazeretini kabul etmemiş ve şöyle demiştir: “Siz ve Allah’ın dışında taptıklarınız” (Enbiya/58), “Cehennemin odunudur” (Enbiya/98). Bu ayet “Cehennemin yakıtı insanlar ve taşlardır” (Bakara/24) ayetiyle aynı anlama gelir. Tapınanlar ve tapanlar cehenneme sürüklenmişlerdir.

Muvahhid (Tevhid Ehli) Allah’a iki yoldan ibadet eder. Birincisi İLAH’lık niteliğini hak etmesi yönünden Zat olması yönüyle ibadet eder. Diğer yol ise ilahlık yoludur. Mutlu ve kamil insan iki yolu birleştirendir. Böyle bir kişi şöyle der: Ben Allah’a Zati Hakikati yönüyle ve Rablığının hakkını yerine getirmek için ibadet ediyorum. Her hakkın bir hakikati vardır. İlah’ın hakikatide Rablığıdır. Buna ise mutlak tevhid ile ulaşılabilir. “Allah dilediğine rahmetini tahsis eder” (Bakara/105) ayetiyle tevhid ehli Allah’ın rahmeti içindedir. Kendide rahmet vesilesidir. Hakk’ı ve O’nu tevhid edenleri kendilerinden başkası ve Hakk’a yönelenlerden başkası tanımaz. Allah Teala bu anlamda şöyle buyurmuştur: “Allah’ı hakkıyla takdir edemediler” (Enam/91). Hakk karşısında fakra ulaşanlar dışında, herhangi bir şeyi ilahlaştıran kişide Allah’ı bilemediğinden bu ayetin sınırları içine girer. Allah’ı hakkıyla takdir edenler nefsine ve Rabbine arif olanlardır. Bu kişiler gayret perdeleriyle sakınılmış ve gizlenmiş kimselerdir. Allah açarsa bilinebilirler. Onları hakkıyla ancak Hakk tanıyabilir. Müşrikler ise, şirk koşmaları nedeniyle hem Hakka hem nefislerine zulmedenlerdir. Bu nedenle her şeye zarar verme eğilimindedirler. Bütün müşrikler ise kafirdir.

Çünkü müşrik, şirk koştuğu ve kendisini ilah edindiği şey hakkında heva ve arzusuna uyar. İlah’ın mutlak birliğinden yüz çevirir ve İlah’ın birliğine götüren ayet ve delilleri yok sayar veya görmezden gelir. İşte zahirde ve batındaki bu örtme davranışı nedeniyle de, kafir (örten) diye isimlendirilirken Allah ile birlikte ilahlığı Allah’tan başkasına nispet ettiği için de müşrik diye isimlendirilmiştir. Böylelikle müşrik iki nispetide taşır. Müşrik ile kafir arasındaki fark budur. Müşrik olmayan kafir ise birleyendir. Şu varki o peygamberi ve kitabın bazı ayetlerini inkar eder (örter). Öyleyse onun örtmesi iki türlüdür. Birincisi küfrünün Allah katından gelen şeylerle ilgili olmasıdır. Bu durum müşrikin Allah’ın birliğini inkarınada benzer. Diğeri ise Allah’ın Peygamberini ve onun Allah katından gelmiş olduğunu bildiği halde, başkanlık sevdasıyla, bunu sıradan insanlardan ve kendisine uyan kimselerden gizlemektir. “Ey iman edenler, iman ediniz” (Nisa/136) ayeti hem elestteki imana, hemde örtülen ve gizlenen şeylerede iman etmeye çağrıldıkları şeyden kafirler uzak olduğundan Allah onlara hitap etmiştir. “Ey iman edenler sözlerinize uyunuz” (Miade/1) ve “Müslümanlar olarak ölünüz” (Ali-İmran/102) ayetleride bir bakıma küfrün kaldırılmasına yönelik Allah hitabıdır. Hakkın hitabı sadece kafirlere değil herkesedir. Cehaletten ilme davettir.




önceki sayfa               sonraki sayfa

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam186
Toplam Ziyaret488130
Hava Durumu
Saat
Takvim