Üyelik Girişi
Site Haritası
Önerilen Siteler

A.H. 126. Dua, Zikir ve Hakk’la Hüviyet Beraberliği

126. DUA, ZİKİR ve HAKK’LA HÜVİYET BERABERLİĞİ

“Sabah akşam Rablerine O’nun rızasını dileyerek dua edenlere birlikte nefsinle sebat et” (Kehf/28)

Dua zikirdir. Dua eden Allah ile irtibat halindedir. Nefsindeki tecelliler ise “Rab” ismi ile O’na aittir. Allah’ın rızasını bekleyerek dua ise Allah ile olmaktır. “Ben beni zikredenle beraberim” buyuran Allah, dua edenlerle “hüviyet beraberliği” içindedir. Nefsindeki nur ile Allah’ın Nurunu birleştirmiştir. Kur’an ile dua ederek bu beraberlik sırrını kemale ulaştırır. “Dua edin icabet edeyim” (Mümin/60) ayetinin sırrıyla bu hüviyet ve mahiyet beraberliğinden istifade eder. Dua eden zatını temsil eden nefsiyle O’na yönelmiştir. “Nefsinle sebat et” buyurularak, bu “hüviyet beraberliği”nin zirveye taşınması murad edilmektedir. Zira “Allah sabredenlerle beraberdir” (Bakara/153) ayetiyle bu hüviyet-mahiyet beraberliğinin en üst seviyeye taşınması istenmiştir. Nefsiyle sabır gösteren kişi ise “BİLLAHİ” sırrıyla O’nunla Allah ismi kanalıyla kişiyi zikreder. Zira ayette “Beni zikredin bende sizi zikredeyim” (Bakara/152) buyurulur. Sabırla ve dua ile nefsiyle Hakka yönelen kişiyi ise Allah, Allah ismi camisiyle zikreder. Yani o kişiye tüm ilahi isim, sıfatları ve Zatıyla tecelli eder. Bu ise sırf rahmettir. Böyle bir kişi ise rahmet ve nur denizi içindedir. Nefsi nurlanır ve her türlü ihsanın açığa çıktığı bir hal alır. Sabır ve dua ile daim Hakk’la beraberliğini sürdürür. Zaten sabır ve dua Hakk’la ve Hakk’ça olmaktır.



önceki               sonraki
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi6
Bugün Toplam119
Toplam Ziyaret496272
Hava Durumu
Saat
Takvim